Poch’un
ayrılmasından çok geçmeden, kucaklaşma ve ayrılık sarılmasından sonra şimdi
arkasından son kez el sallama zamanındayız.
Salı gecesi
Mauricio Pochettino’nun Tottenham’dan kovulması, modern futbolun garabetiyle
ilgili çok şey anlatıyor. Ürkütücü ve acımasız hissettiren üstelik aynı zamanda
tuhaf bir biçimde kaçınılmaz olan.
Bu başarılı dönem
Spurs’un bir müddet bayramı olmuştu. Bazı şeyler çökmek zorundaydı. Her zamanki
gibi göze çarpan kurban için, Alex Ferguson’un dışındaki tüm idari hükümdarlıkların
herkes tarafından bilinen başka bir örneği olarak, hayal kırıklığıyla
sonlanıyor. Diğer tüm hükümdarlıklar gibi Daniel Levy tarafından hafta
sonuna doğru kovulmayla sonlandırılıyor.
Bazıları Pochettino’nun Spurs iskeletini
bölmeyi isteyecek. Onun başarıları küçümsenecek ve son zamanlardaki
başarısızlıklarında takılı kalma isteği olacak. Ancak, yakından izleyenler
gerçeği bilecek. Tim Sherwood’ın yerine getirilmesinden bu yana geçen 5 yıl
sürede, Pochettino, kulübün modern tarihindeki en başarılı dönemi yönetti.
Ana kazançlar
apaçık yeterli: 4 sezon direk Şampiyonlar Ligi’ne katılım, bir kez Premier
Lig’de ikinci olmak ve bir sistem ile oynama tarzı olan takım yaratılması
bu heyecan verici dönemde oldu.
Ancak ana ölçü,
tabi ki, ekonomik ve finansal. Pochettino bunların hepsini,
transferlere sadece 95m Pound net öderken, şu anki Premier Lig kulüpleri
harcama sıralamasında 17.’yken ve kulüp stadyum değiştirmenin baş edilmesi zor
lojistiğini yönetirken başardı. Bu onun halefine (yani Mourinho’ya) hayatının hediyesi olarak kalacak. Fakat
doğrusu kulüp sahibinin özel serveti onu artık kovdu.
Buna rağmen şu
an, tüm bunlar, onun ayrılışını aynı zamanda kulüpteki serüveninin doğal bir
final hareketi gibi hissettiriyor. Rüzgarın hangi yöne estiğini görmek için
hava durumu sunucusu olmamıza gerek yok. Pochettino tekrar tekrar, kaygı verici
yönler ve bunalımlar için bir süreliğine kendi uyarılarını bildirdi, en dikkat
çekeni de Şampiyonlar Ligi Finali öncesiydi. Geriye dönüp bakınca, Madrid’teki
o gece Tottenham takımı için dönüm noktasıydı. Son görev ve bitiş zamanı
hissine yol açan bir geceydi.
Pochettino,
transferlerde saldırgan olunması için kavga etti. Bunun yerine, çaresiz ve
iradesiz, Tottenham son beş ayını zombiye dönmüş ve kangren olmuş kadrosuyla
geçirdi. Eylül’den beri alınmış tek zafer iki maçta toplamda 9-0 mağlup edilen
Kızılyıldız karşılaşmaları oldu. Böylece zavallı Billy Bragg’ın amcası
denizaltıları arasında hala gizlenmiş olabilir. (Şarkıya atıf)
Daha kötüsü,
insan ilişkilerinin aşındığı ve bir takımın kendisini yorgun düşürdüğü,
düzensizliğin hissedilmesi başlamıştı. Her zaman bu şeylerin doğal bir ömrü
vardır. Pochettino, Marco Bielsa’nın kesintisiz dayanıklılık isteyen, futbolu
koşma oyunu olan, galibiyette fiziksel ve duygusal yorgunluğun bir işlevi olan
futbol tarzından geliyor. Futbolcuların tek kelimeyle yorgun gözükmesi
şaşırtıcı değildi. Bu, yüksek özellikli bir arabayı servis ve giysi değişimi
olmadan yüz binlerce kilometre dövmeye benziyor.
En sonunda, Poch
döneminde aynı zamanda işe yaramasını sağlayan bu yöntem, bitiren neden oldu.
İyi dönemin temeli, menajerin çok az bir yatırımla gelişimi sağlama
yeteneğiydi. Aynı hüner tekrar tekrar
işe yaradı. Eninde sonunda bu yöntem sürdürülemezdi. Amacın garipliği durağan
bir hal aldı.
Aksi halde, kaygı
ve değiştirilmiş ufukla desteklenen harika yeri, yeni stadyumu işaret
edebilirdik. Şimdi stadyum başkasının sahnesi ve yükü olacak.
Üstelik oyuncular
da suçtan pay almayı hak ettiler.
Sezonun bir
kısmında, Pochettino’nun protestocuları azaltmaya başlamış,”All Blacks-style No
Dickheads” politikasına uyum sağlamış gibi görünüyordu. Çok fazla “Dickhead”
ortaya çıkmasını hariç tutuyorum. Kritik kitleye ulaşılmıştı.
Geçen hafta
içinde Danny Rose, düpedüz kontratını tamamlayıp daha sonra ayrılacağını
açıklamıştı. Bu şu an sadece örnek gibi. Bu, sahnenin arkasındakini gösteren
düşüncesizce yapılmış bir işaret gibi. Şimdi oyuncuların yeni bir menajeri
olacak. Onların aynı zamanda daha kötü bir menajeri olacak.
İyi dönem için
şimdi teşekkür etmek daha iyisidir, çünkü bir çok başarı var. Muhtemelen
başlangıç noktası 2015 Yılbaşı’nda gelecekteki şampiyon Chelsea’yi darmaduman
ettiği 5-3’lük maçtır. O gün Harry Kane gerçekten birinci sınıf, zorlayıcı
forvet oyuncusu seviyesine ulaşmıştı. 2015-17 en çok takdir edilen büyüklükteki
başarıydı, Spurs’ün ülkedeki en iyi takım olduğu dönemdi. Wembley’deki maçta
Dele Alli bir başına Real Madrid’i sarstığı bir gece vardı. Takip eden geçen
yılda, nefes nefese Şampiyonlar Ligi’nde finale koştu.
O dönemlerde Kane,
Eriksen, Sissoko ve Son gibi oyuncular kariyerinin en iyi seviyesinde
oynadılar. Kupasızlığı boşver gitsin. Yavaş ve solgun geçmiş 10 ayın tükenişini
unut. Bu dönem gerçek bir safkan menajer tarafından yönetilen, sevgiyle
anılacak bir dönemdi. İkisinden, Pochettino’nun geleceğe daha kendinden emin
bakması muhtemel.

Yorumlar
Yorum Gönder